TÜKÜRÜĞÜN DÜZENLENMESİ
 

Ağız sıvılarının tümüne tükürük denir. Tükürük kompleks bir salgıdır. Tükürük: daha çok parotis, sublingual, submandibuler tükürük bezleri ile ağız mukozası ve dilde bulunan küçük bezler tarafından salgılanır. Ayrıca gingival eksuda, mikroorganizmalar ve bunların ürünleri, epitel hücreleri, yiyecek artıkları, serum ve kan hücreleri, hatta nasal eksuda (Burun salgısı) gibi tükürük bezi orijinli olmayan salgılar da tükürüğe katılırlar.
Yutkunmadan sonra ağızda kalan tükürük 0,77 ml dir. Yutkunmadan önce ağızda biriken maksimal tükürük miktarı 1,07 ml olarak bulunmuştur. Kuvvetli bir yutkunmadan sonra tükürük miktarı 0,05 ml ye düşmektedir. Tükürüğün Ph’ı 6,5-7,5 arasındadır.
Her tükürük bezinin salgısının ayrı özelliği vardır.

  


Tükürük Akış Hızı:
Günlük tükürük ifrazı 150-1300 Ml arasında değişmektedir.



Tükürük miktarının doğrudan çürüğe etkili olmadığı gösterilmiştir. Tükürük hızının artması azalması bir takım dış etkenlere de bağlıdır.

Tükürük Akış Hızını Arttıran Nedenler:
• Ağzın akut ve kronik iltihapları,
• Mide-barsak hastalıklarında,
• Pilo-karpin enjeksiyonunda,
• Civa zehirlenmelerinde,
• Bazı ateşli ve bulaşıcı hastalıklarda.
• Fasiyal paralizi ve nevraljilerde tükürük artışı görülebilir.
• Psişik nedenlerle ve santral bulber paralizilerde salya merkezinin bozulması nedeniyle tükürük akışı artar.
• Ayrıca gebelik ve diş sürme tükürük akışını arttıran nedenler arasında sayılabilir.

Larinks, farinks, bademcik iltihapları, ağız mukozası flegmon ve iltihapları, çeşitli dil hastalıkları, ağız karsinomaları, şizofreni ve mental bozukluklar nedeni ile yutkunmayı unutma ağız dışına tükürüğün akmasına neden olur.

Tükürük Akış Hızını Azaltan Nedenler:
Tükürük azlığına “Apityalisme” denir. Büyük kanamalardan sonra, diabetlerde, pernisiöz anemide, kronik nefrit, tükürük bezi ve kanalı hastalıklarında veya mekanik olarak tıkanmasında, atropin, nikotin, opiyum gibi maddelerin fazla alımından sonra ve menopozda tükürük akışında azalma görülür. Apityalismede ağız mukozası kuruluğu nedeni ile özellikle ağız köşelerinde ve dudaklarda çatlamalar görülür. İleri dönemlerde ülserleşmeler görülebilir. X ışınlarının normal tedavi edici dozda verilmesi durumunda bile ağız kuruluğu görülebilir. Yüksek ateş, dehidratasyon, sistemik ve metabolik hastalıklar, depresyon, trankilizan ilaçlar ağız kurumasına neden olabilmektedir.

Tükürük Azlığına Bağlı Komplikasyonlar:
• Çiğneme ve yutma güçlüğü
• Ağız kokusu
• Tat alma duyusunda azalma
• Ph düşmesine bağlı tamponlama kapasitesinde azalma
• Yutma zorluğuna bağlı sıvı karbonhidrat ağırlıklı beslenme
• Ağız ve plak florasında değişme
• Plak birikim hızında artma
• Gingivitis ( Hasta ağız temizliğinde başarılı olamıyorsa)
• Tükürüğün anti bakteriyel özelliğinden yararlanamama ve enfeksiyon artışı, özellikle mukositis ve kandidiazis artışı
• Demineralizasyon hızının artması remineralizasyon hızının artması nedeni ile çabuk gelişen yaygın çürüklerin oluşması
• Kesici kenar, kole ve tüberkül gibi çürüğün oluşmaması gereken yerlerde derin olmayan geniş çürüklerin oluşması
• Tükürüğün sert dokuları yeteri kadar ıslatamaması ve dış etkenlere karşı yeteri kadar koruyamaması nedeniyle dişlerde kırık ve çatlaklarda artışın olması.

Tamponlama kapasitesi: Tükürük diş çürüklerini, ağız içinde ve mikrobiyal plakta ortamın Ph’ını nötr hale getirerek önler. Tükürük içinde bulunan tamponlayıcı elemanlar en kısa zamanda tükürük Ph’ını eski haline getirmeye çalışır. İstirahat halinde en önemli tamponlayıcı elemanlar inorganik fosfatlarken uyarılmış tükürükte karbonik asit- bikarbonat sistemi devreye girer. Ph 4-4,5’ in altına düştüğünde tükürük proteinleri de tamponlama sistemine katkıda bulunmaya başlar. Tamponlama kapasitesi azaldıkça diş çürüklerinin arttığı araştırmalarla gösterilmiş olmasına rağmen tek teşhis aracı olarak kullanılamaz. Ancak mine erozyonlarının teşhisinde önemli bir teşhis aracıdır. Tükürük akış hızının azalması tamponlama kapasitesini düşürmesine rağmen artması tamponlama kapasitesinin artacağını göstermez. Tükürüğün uyarılması tamponlama kapasitesini arttırır. Şeker yedikten sonra ağızdan tükürük alınırsa tükürük Ph’ı hızla düşer ve uzun süre düşük düzeyde kalır. Bu nedenle şeker alınımından sonra çiklet çiğneyerek tükürük akış hızı arttırılmalı veya bir parça peynir yiyerek remineralizasyonun arttırılması gerekir.
 
  

 

 

 
 

 

 
Anasayfa | Hakkımızda | Projelerimiz | Sıkça Sorulan Sorular | Hekimler için | İletişim      


“Bu site Diş Hekimliği uygulamaları hakkında bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Sitede bulunan bilgiler kesinlikle tıbbi tanı ve tedavi amacıyla kullanılamaz.”
 

Tasarım : Ecole Bilgisayar